Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

SES Malatya’dan İnönü Üniversitesi’nin Mali Verilerine Şeffaflık Çağrısı

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SES Malatya Şube Başkanı Cansu Can, İnönü Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda yer alan mali verilere dikkat çekerek kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin açıklama istedi. Can, “Bize gelince kuruş kuruş hesap yapanlar, yüz milyonlarca liralık zararların hesabını neden vermiyor?” dedi.

 

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Malatya Şube Başkanı Cansu Can, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik koşulları, çalışma şartları ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Can, çalışanların artan hayat pahalılığı karşısında geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek, yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyan, tek kalemde ve güvenceli ücret talep ettiklerini söyledi.

 

“Bu Kaynaklar Nereye Harcandı?”

 

İnönü Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporundaki mali verilere dikkat çeken Can, üniversitenin Döner Sermaye İşletmesi’nin yılı 305 milyon 661 bin 702 TL zararla kapattığını, giderlerin finansmanı için ise özel bütçeden 262 milyon 500 bin TL aktarıldığını ifade etti.

Üniversitenin sosyal tesis işletmesinin de yılı yaklaşık 1 milyon 774 bin TL zararla tamamladığını belirten Can, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflık çağrısında bulundu.

Can, “Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine gelince neden sürekli ‘kaynak yok’ deniliyor? Bizim ücretlerimize yapılacak artışın hesabı kuruş kuruş yapılırken, kamu kaynaklarının kullanımında ortaya çıkan yüz milyonlarca liralık rakamların hesabı neden aynı hassasiyetle sorulmuyor?” dedi.

Kamu kaynaklarının vatandaşların vergileriyle oluştuğunu belirten Can, harcamaların açık ve hesap verebilir biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.

 

“Emeğimizin Karşılığı Temel Ücrete Yansısın”

 

Açlık sınırının 49 bin 655 TL, yoksulluk sınırının ise 124 bin 339 TL olduğunu belirten Can, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının mevcut ücretlerle geçinmekte zorlandığını ifade etti.

Can, “Markete, kiraya, faturalara yetişmek giderek zorlaşıyor. Maaşımız daha elimize geçmeden eriyor. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyan, tek kalemde ve güvenceli bir ücret istiyoruz” diye konuştu.

Performans ve teşvik ödemelerinin temel ücret yerine geçmemesi gerektiğini savunan Can, çalışanların gelirlerinin emeklilik dönemine de yansıtılmasını istedi.

 

“Covid-19’da Ve Depremde Toplumun Yanında Olduk”

 

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının COVID-19 salgını ile 6 Şubat depremleri sırasında ağır koşullarda görev yaptığını hatırlatan Can, çalışanların kriz dönemlerinde büyük sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Can, “COVID-19’da, depremde ve daha birçok kriz anında toplumun yanında olan bizler, bugün yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerle yaşamaya mahkûm edilmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

 

“Sağlıkta Şiddet Sadece Güvenlik Önlemleriyle Çözülemez”

 

Sağlık hizmetlerinde yaşanan randevu ve sonuç bekleme sürelerine de değinen Can, MR ve diğer görüntüleme işlemleri ile patoloji sonuçlarında yaşanan gecikmelerin hem hastaları hem de çalışanları olumsuz etkilediğini kaydetti.

Personel yetersizliği ve ağır iş yükünün sağlık çalışanları üzerindeki baskıyı artırdığını söyleyen Can, “Bir yanda sağlık hizmetine ulaşmak için bekleyen hastalar, diğer yanda artan iş yükü altında yetişmeye çalışan sağlık emekçileri var. Bu tablo, sağlık emekçisi ile hastayı karşı karşıya getirmemeli” dedi.

Sağlıkta şiddetin yalnızca güvenlik tedbirleriyle önlenemeyeceğini savunan Can, yeterli personel istihdamı, iş yükünün azaltılması ve sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

“Hem Hastanın Hem Sağlık Emekçisinin Hakkını Savunuyoruz”

 

SES olarak nitelikli, ücretsiz ve ulaşılabilir sağlık hizmetini savunduklarını belirten Can, sağlık hizmetinin herkes için eşit biçimde erişilebilir olması gerektiğini söyledi.

Can açıklamasını, “Gece gündüz çalışan, nöbet tutan, ağır iş yükü altında hizmet veren sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak emeğimizin karşılığını istiyoruz. Kamu kaynaklarının nereye harcandığının açık, şeffaf ve hesap verebilir biçimde ortaya konulmasını istiyoruz. Çünkü bu kaynaklar halkın kaynaklarıdır” sözleriyle tamamladı.

 

SES Malatya’dan İnönü Üniversitesi’nin Mali Verilerine Şeffaflık Çağrısı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.