Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

Bakan Tekin; Türkiye’nin Birlik ve Beraberliğe Her Zamankinden Daha Fazla İhtiyacı Var

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Malatya’da Zeynel Abidin Vakfı’nda katıldığı lokma dağıtım programında, Türkiye’de milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi için yürütülen çalışmalara değinerek, “Türkiye’nin şu anda birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu bir dönemi yaşıyoruz” dedi. Bakan Tekin, Alevi-Bektaşi kültürünün gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayat boyu öğrenme kapsamında 13 eğitim modülü hazırlandığını, bunlardan 12’sinin farklı yaş gruplarına, birinin ise eğitmenlere yönelik olduğunu açıkladı.

 

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Malatya’da, beraberinde Vali Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile birlikte Zeynel Abidin Vakfı’nı ziyaret etti. Vakıfta düzenlenen lokma dağıtım programına katılan Tekin, deyişleri dinledi, semah gösterisini izledi. Programda konuşan Bakan Tekin, Türkiye’nin demokratikleşme süreci, anayasal vatandaşlık, inanç özgürlüğü, Alevi-Bektaşi kültürüne yönelik eğitim çalışmaları ve toplumsal birlik konularında değerlendirmelerde bulundu.

 

‘Herkes Eşittir, Bazıları Daha Eşittir Anlayışıyla Demokrasi Güçlenmez’

 

Türkiye’de geçmiş dönemlerde yaşanan vesayet müdahalelerinin toplumsal birlik üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu savunan Bakan Tekin, vatandaşların temel hak ve özgürlüklerden eşit şekilde yararlanmasının demokrasinin güçlenmesi açısından zorunlu olduğunu söyledi.

Tekin, “Vesayetin 10 yıllık periyotlarla demokrasiye müdahale ettiği, toplumsal ve milli birliğimizi sağlayamadığımız için topyekûn bir şekilde demokrasiye sahip çıkamadığımız, bölünmüş bir Türkiye ile karşı karşıyaydık. Devletin anayasal vatandaşlık bağlamında eşitlik ilkesini gözetmeksizin bazı insanları daha eşit, bazılarını daha az eşit kabul eden bir anlayışla hareket etmesi, o ülkede demokrasiyi güçlendirmez, milli birliği garanti altına almaz” dedi.

Toplumun tüm kesimlerinin eşit vatandaşlık haklarına sahip olması gerektiğini vurgulayan Tekin, “Herkes beyazdır, bazıları daha beyazdır. Herkes eşittir, bazıları daha eşittir. Böyle yaklaştığınız zaman ne insan haklarınız, ne anayasal vatandaşlığınız, ne hukuk devletiniz, ne de demokrasiniz güçlenir. Bunlar güçlenmeyince milli birliğiniz de güçlenmez, kardeşliğiniz de güçlenmez” ifadelerini kullandı.

 

‘Kürtler, Aleviler Ve Sünniler Temel Haklarından Mahrum Kaldı’

 

1990’lı yıllarda farklı toplumsal kesimlerin temel hak ve özgürlükler konusunda sorunlar yaşadığını belirten Tekin, devletin vatandaşlarına eşit yaklaşmasının toplumsal barışın temel şartlarından biri olduğunu söyledi.

Tekin, “1990’lı yılların Türkiye’sinde Kürtler, Aleviler, Sünniler herkes en temel hak ve hürriyetlerini yaşamaktan mahrum edilmiş durumdaydı. Eğer bir ülkede milli birliği teminat altına alacaksanız, bir ülkede demokrasiyi güçlendirecekseniz önce anayasal eşitlik temelinde vatandaşlık haklarını herkese eşit bir biçimde sunmanız gerekir” diye konuştu.

 

‘Demokratikleşme Adımları Vesayet Müdahaleleriyle Karşılaştı’

 

AK Parti’nin 2002 yılında iktidara gelmesinin ardından temel hak ve özgürlükler alanında çeşitli adımlar atıldığını ifade eden Tekin, bu süreçte demokratikleşme çalışmalarının çeşitli engellerle karşılaştığını savundu.

Tekin, “3 Kasım 2002’de seçim oldu. 18 Kasım’da Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti kuruldu. 30 Kasım 2002 günü ilk yaptığı şey OHAL uygulamasını kaldırmak. OHAL uygulamasını kaldırdığımızda Türkiye’de gazetelerde atılan manşetleri, siyasetçilerin tavırlarını, vesayetçi güçlerin söylemlerini hatırlayacak olursanız bu mücadelenin gerçekten zor bir mücadele olacağı o gün aşikârdı” dedi.

Geçmiş yıllarda üniversitelerde kılık kıyafet özgürlüğüne yönelik anayasal düzenlemelerin yargıya taşındığını hatırlatan Tekin, demokratikleşme amacıyla atılan adımların vesayetçi yapılar tarafından engellenmeye çalışıldığını ileri sürdü.

 

‘Maarif Modelinin Odağına Milli Birliği Ve Kardeşliği Koyduk’

 

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hazırlanma sürecinde milli birlik, kardeşlik ve anayasal eşit vatandaşlık ilkelerine önem verdiklerini belirten Bakan Tekin, eğitim müfredatında Anadolu’nun kültürel ve manevi birikimine yer verdiklerini söyledi.

Tekin, “Dedik ki önce milletin arasına yıllar içerisinde sokulmuş nifak tohumlarını bir atmamız lazım. Bu coğrafyada binlerce yıldır kardeşçe yaşayan insanların kardeşliklerini ortadan kaldıran, aralarına ayrıcalık ve nifak sokan uygulamaları ortadan kaldırmamız lazım. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli müfredatının odağında milli birliğimizi, kardeşliğimizi ve anayasal eşit vatandaşlık temelinde çocuklarımızı, gençlerimizi yetiştirmek var” dedi.

Bu çalışmalarla eş zamanlı olarak Anadolu irfanının eğitime etkileri konusunda sempozyumlar ve çalıştaylar düzenlediklerini belirten Tekin, toplantılara Alevi dedelerinin de katılarak müfredat ve eğitim içeriklerinin hazırlanmasına katkı sunduğunu ifade etti.

 

‘Alevi-Bektaşi Kültürü İçin 13 Eğitim Modülü Hazırladık’

 

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Alevi-Bektaşi kültürünün öğretilmesine yönelik yeni eğitim içerikleri hazırlandığını açıklayan Bakan Tekin, hayat boyu öğrenme kapsamında farklı yaş gruplarına hitap eden toplam 13 modül oluşturulduğunu söyledi.

Tekin, “Eğer bir ülkede çocuklarına dini inanç ve ibadetlerini, ritüellerini öğretebilecekleri mekânlar, ortamlar bazı vatandaşlar için yoksa orada eşitlikten, anayasal vatandaşlıktan bahsedilemez. Dolayısıyla Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz de bu anlamda üstümüze düşeni yapmak üzere bir adım attık. Hayat boyu öğrenme kapsamında 12 modül yazdırdık. Bu 12 modülden 8 tanesi 13 yaş üzeri bireyler için, 4 tanesi 7-13 yaş arası çocuklar için, bir de eğitmenler için olmak üzere toplam 13 modül hazırladık” diye konuştu.

13 yaş üzerindeki bireyler için hazırlanan eğitimlerde Alevilik ve Bektaşilikte temel esaslar, yol ve erkân, tarih, toplumsal kurumlar, Alevi-Bektaşi edebiyatı, ocaklar ve dergâhlar, hak âşıkları ve ulu ozanlar ile Alevi-Bektaşi müziği konularının ele alındığını belirten Tekin, çocuklara yönelik eğitimlerde ise edebiyat, sanat, semah, temel kavramlar ve değerler konularına yer verildiğini söyledi.

Hazırlanan modüllerin bu yıl itibarıyla Türkiye genelinde yaygın eğitim kapsamında uygulanmaya başlandığını ifade eden Tekin, seçmeli dersler arasına “Klasik Ahlak Metinleri” adlı dersin de eklendiğini kaydetti.

 

‘Alevi-Bektaşi Kültür Ve Cemevi Başkanlığının Kurulması Önemli Bir Adım’

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2022 yılında Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının kurulmasına yönelik attıkları adıma değinen Tekin, bu düzenlemenin tarihi bir karar olduğunu söyledi.

Tekin, “Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla bir başkanlık kurdular. Bu başkanlığın yaptığı çalışmalar henüz emekleme aşamasında. Ancak şunun altını çizelim, bu gerçekten yüzlerce yıllık yaşanmışlıklar açısından devrim niteliğinde bir karardı. Onlar çalışmalarını yürütüyorlar, biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu konuda üzerimize düşeni yapmak için çaba gösteriyoruz” dedi.

 

‘Kardeşlik İklimini İstemeyenler Çalışmaları Sabote Edecek’

 

Türkiye’de milli birlik ve kardeşliği güçlendirmeye yönelik çalışmaların çeşitli girişimlerle engellenmeye çalışıldığını öne süren Bakan Tekin, Alevi-Bektaşi kültürüne ilişkin düzenlemeler ve Terörsüz Türkiye sürecinin önemine dikkat çekti.

Tekin, “Gerçekten kritik bir eşikteyiz. Hem Terörsüz Türkiye çalışmaları hem Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının yürüttüğü çalışmalar önemli. Biz bu adımları attıkça bu kardeşlik ikliminin oluşmasını istemeyen birileri sabote edeceklerdir. Sabote etme yönünde eylemler yapacaklardır” ifadelerini kullandı.

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının kurulmasının ardından bazı ülkelerde Alevilik ve Bektaşilikle ilgili girişimlerin gündeme geldiğini ileri süren Tekin, bu gelişmelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

 

‘Türkiye’nin Birlik Ve Beraberliğe Her Zamankinden Daha Fazla İhtiyacı Var’

 

Konuşmasının sonunda milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi konusunda toplumun bütün kesimlerine sorumluluk düştüğünü belirten Bakan Tekin, vatandaşlara birlik çağrısında bulundu.

Tekin, “Türkiye’nin şu anda birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Milli birliğimizi tesis etmek için herkesin üstüne düşen görevler var. Bizlerin üstüne düşen görevler var siyasetçiler, devlet adamları olarak. Sizlerin üstüne düşen görevler var vatandaşlar, din adamları, imamlar, dedeler, zakirler, sivil toplum örgütleri olarak. Herkesin üstüne düşen görev var. Ben bir kardeşiniz olarak bu anlamda sorumluluklarımızı hatırlatmak üzere buradayım” dedi.

 

 

 

Bakan Tekin; Türkiye’nin Birlik ve Beraberliğe Her Zamankinden Daha Fazla İhtiyacı Var
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.