Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

Okula Uyum Sürecinde Çocuğunuzun Kaygısını Küçümsemeyin

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yeni eğitim ve öğretim yılı başlarken çocukların okula uyum sürecinde yaşadığı isteksizlik, ağlama krizleri ve fiziksel şikayetler ebeveynleri endişelendiriyor. Okula gitmek istemeyen her çocuğun şımardığı ya da tembellik yaptığı düşüncesinin ebeveynlerin en sık düştüğü yanılgılar olduğunu söyleyen Klinik Psikolog Melike Urcan, “Bu davranışların altında genellikle ayrılık kaygısı, performans anksiyetesi veya sosyal fobi gibi derin duygusal zorlanmalar yatıyor. Çocuğu suçlamak veya kıyaslamak, var olan kaygıyı daha da büyüterek okul fobisine dönüştürebilir” dedi.

Yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla çocuklar için yeni bir dönem başlıyor. İlk kez okula başlayan, okul değişikliği yapan veya tatil döneminin ardından rutinlerine dönmekte zorlanan çocuklarda okula karşı isteksizlik, baş ağrısı, karın ağrısı veya mide bulantısı gibi şikayetler görülebilir. Bu süreçte çocuğun anlaşıldığının ve güvende olduğunun hissettirilmesinin önemli olduğunu söyleyen Klinik Psikolog Melike Urcan, sağlıklı bir adaptasyon süreci için dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı.

Her okul reddi şımarıklık veya tembellik değil

Klinik Psikolog Melike Urcan; “Çocuğun okula gitmek istememesinin inatlaşma ya da şımarıklık olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Bu tepkilerin altında ayrılık kaygısı,  anksiyete ve sosyal kaygılar bulunabilir. Çocukları suçlamak veya yaşadıkları durumu küçümsemek kaygıyı artırabilir, bu nedenle öncelikle davranışın ardındaki duygusal ihtiyacın anlaşılması gerekiyor” dedi.   

Karın ağrısı ve mide bulantısı bahane olmayabilir

Klinik Psikolog Melike Urcan; “Okul sabahlarında aniden ortaya çıkan karın ağrısı, mide bulantısı veya baş ağrısı gibi şikayetler okuldan kaçmak için öne sürülen bahaneler olarak değerlendirilebilir ancak bu yaklaşım doğru değildir. Çocuklar ifade edemedikleri stresi ve kaygıyı bedensel yollarla dışa vururlar. Psikomatik olarak adlandırılan bu durumda çocuk; baş ağrısı, mide bulantısı veya karın ağrısı gibi belirtileri gerçekten hisseder. ‘Rol yapıyorsun’, ‘bir şeyin yok’ şeklindeki yaklaşım çocuğun kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir. Öncelikle fiziksel bir neden olup olmadığı değerlendirilmeli, tıbbi neden saptanmadığında ise belirtilerin psikolojik kaynaklı olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır” şeklinde konuştu. 

Uyum sürecinde bu belirtiler varsa önemsenmeli

Okulun ilk günlerinde görülen hafif düzeyde isteksizlik ve uyum güçlüğünün normal olduğunu belirten Uzm. Klinik Psikolog Melike Urcan; “Çocuğun okula uyum güçlüğü; uyku ve yeme düzenini bozuyor, şiddetli ağlama krizleri, gece uykusunda yoğun korku ve huzursuzluk ya da aşırı içe kapanma gibi durumlara yol açıyorsa bu tablo daha yakından incelenmelidir. Bu belirtiler çocuğun tek başına başa çıkamayacağı bir kaygı yükü taşıdığı anlamına gelebilir. Çocuğun akademik, sosyal ve özgüven gelişiminde kayıplar yaşamaması adına bir uzmana başvurarak profesyonel bir destek planına geçilmesi, okul yaşantısının sağlıklı devam etmesi için büyük önem taşır” uyarısında bulundu.

Ebeveynin kaygısı çocuğa yansıyabiliyor

Çocukların ebeveynlerin duygusal tepkisinden de kolaylıkla etkilenebildiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Melike Urcan; “Çocuklar ebeveynlerinin duygularını ayna gibi yansıtırlar. Okul kapısında yaşanan uzun ve dramatik vedalaşmalar, ebeveynin belirgin bir endişe göstermesi, çocuğun okulun güvenli olmadığı yönünde bir algı geliştirmesine neden olabilir. Bunun yanında aşırı korumacı davranmak ya da sorunu yalnızca sert disiplinle çözmeye çalışmak da uyum sürecini zorlaştırabilir. Doğru yaklaşım; kararlı, şefkatli, net sınırları olan ve çocuğa okulun güvenli bir ortam olduğunu hissettiren bir tutum sergilemektir” dedi.

Rutinler kademeli oluşturulmalı

Tatil döneminde esneyen uyku, beslenme ve günlük yaşam düzeninin okulun başlamasıyla birlikte bir anda ve katı kurallarla değiştirilmesinin çocuklarda çatışmaya neden olabileceğini söyleyen Klinik Psikolog Melike Urcan; “Tatil boyunca değişen rutinleri okulun ilk sabahı aniden ve çok sert bir şekilde eski haline getirmeye çalışmak yerine, rutinler kademeli olarak düzenlenmelidir. Çocuğun sürece dahil edilmesi ve yapılacak değişikliklerin önceden konuşulması da uyumu kolaylaştırabilir. Ancak aile içindeki doğru iletişim stratejilerine, çevresel düzenlemelere ve okulla yapılan iş birliğine rağmen çocuk uyum sağlamakta zorlanıyorsa aynı yöntemlerde ısrar etmek yerine sürecin yeniden değerlendirilmesi gerekir. Bu noktada; çocuğun mizaç özellikleri, olası dikkat eksikliği veya öğrenme güçlüğü gibi altta yatan faktörler uzman bir hekim tarafından detaylıca analiz edilmeli, kişiye ve aileye özel yepyeni bir yol haritası çizilmelidir” ifadelerini kullandı. 

Okula Uyum Sürecinde Çocuğunuzun Kaygısını Küçümsemeyin
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.