Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina

Türkiye’de Fazla Kilolu ve Obez Oranı Yüzde 72’ye Ulaştı

4 Mart Dünya Obezite Günü’nde açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye’de fazla kilolu ve obez bireylerin oranının yüzde 72’ye ulaştığını belirterek, obezitenin artık bireysel bir sorun olmanın ötesinde ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldiğini söyledi.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

4 Mart Dünya Obezite Günü’nde açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye’de fazla kilolu ve obez bireylerin oranının yüzde 72’ye ulaştığını belirterek, obezitenin artık bireysel bir sorun olmanın ötesinde ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldiğini söyledi.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Endokrinoloji Uzmanı olarak görev yapan Keskin, Dünya Sağlık Örgütü’nün obeziteyi “vücutta anormal veya aşırı derecede yağ dokusu artışı” olarak tanımladığını hatırlattı.

“Birçok Ciddi Hastalığa Zemin Hazırlıyor”

Obezitenin diyabetten hipertansiyona, kardiyovasküler hastalıklardan solunum problemlerine, karaciğer yağlanmasından bazı malignitelere ve kas-iskelet sistemi hastalıklarına kadar pek çok ciddi tabloya yol açtığını belirten Keskin, “Obezite önlenebilir, kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Erken tedavi ile doğru yol almak mümkündür” dedi.

Son 40 Yılda Üç Kat Arttı

Dünya genelinde son 40 yılda obezite oranlarının yaklaşık üç kat arttığını vurgulayan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye’de yapılan diyabet ve obezite prevalans çalışmalarına göre obezite oranının yüzde 35 olduğunu, fazla kilolu ve obez birey oranının ise yüzde 72’lere ulaştığını söyledi. Hedef kilosunda olan birey oranının ise yüzde 28 civarında olduğunu ifade etti.

Cinsiyet dağılımına da değinen Keskin, obezite oranının kadınlarda yüzde 41, erkeklerde ise yüzde 21 olduğunu belirtti. Kadınlardaki yüksekliğin nedenleri arasında doğurganlık oranı, emzirme süresi ve ev içi kısıtlı yaşamın etkili olabileceğini söyledi.

“Sadece İrade Meselesi Olarak Görmek Yanlış”

Obezitenin yalnızca hareketsizlikten kaynaklanmadığını ifade eden Doç. Dr. Keskin, gelişen teknolojiyle birlikte televizyon, tablet ve telefon karşısında geçirilen sürenin artmasının önemli bir risk faktörü olduğunu dile getirdi. Yüksek kalorili ve besin değeri düşük beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk ve hormonal problemlerin de obeziteye yol açtığını söyledi. Keskin, “Bunu sadece bir irade problemi olarak görmek yanlış olur. Ailesel yatkınlık ve genetik faktörler de son derece önemlidir” dedi.

Tanı ve Tedavi Süreci

Obezite tanısında en pratik yöntemin beden kitle indeksi (BKİ) olduğunu belirten Doç. Dr. Lezan Keskin, kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını ifade etti. 18,5–24,9 aralığının normal, 25–29,9 aralığının fazla kilolu, 30’un üzerinin obezite, 40’ın üzerinin ise morbid obezite olarak değerlendirildiğini söyledi. Bel çevresi ve bel-kalça oranının da metabolik ve kardiyovasküler risk açısından önemli ölçütler olduğunu vurguladı.

Tedavide ilk basamağın yaşam tarzı değişikliği olduğunu belirten Keskin, porsiyon kontrolü, düşük kalorili beslenme, şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durma ve düzenli fiziksel aktivitenin temel yaklaşım olduğunu kaydetti. Haftada en az 5 gün, 30 dakika tempolu yürüyüşün hem kilo kontrolü hem de şeker, tansiyon ve kolesterol dengesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Yaşam tarzı değişikliğiyle hedefe ulaşılamayan hastalarda hekim kontrolünde ilaç tedavisine başvurulduğunu, gerekli durumlarda ise cerrahi yöntemlerin uygulandığını belirten Keskin, bu işlemlerin uygun merkezlerde yapılması gerektiğini ifade etti.

Keskin, Dünya Obezite Günü mesajını, “Erken tanı komplikasyonları önler, kardiyovasküler riski azaltır ve yaşam kalitesini artırır. Daha sağlıklı bir yaşam için kilomuzu kontrol altında tutmalıyız” sözleriyle tamamladı.

Türkiye’de Fazla Kilolu ve Obez Oranı Yüzde 72’ye Ulaştı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.